Pazartesi, Temmuz 12, 2010 21:41 - Yorum Yok
Belki De En Baştan Başlamalı
Sonradan bir dil, bir tarih yaratılmaz. Anadil, annenin, atanın konuştuğu dildir. Oturup yeni bir dil alfabe ile yaratılmaz. Tarihin atalarının dünyaya attığı tohumla başlar. Bir masal yazıp, adını koymakla olmaz. Sonra sıran gelir gidersin, sadece arkanda bıraktığın iz kalır. Kimse sormaz kimlerdensin.
“ Dünya Ateşten Bir Toptu” Demeli
En çok genç kızlığımda hissederdim babamın kızı olduğumu; ne zaman önüme bir yasak konsa, nedeni bu sözle açıklanırdı. Davranışlarımın sonuçları, babamla doğru orantılıydı. Ben de babamdan gelecek itirazların muhatabı olmamak için her hareketimin bir adım sonrasını düşünür hale gelmiştim otomatik olarak. Gün geldi kendimi özel görmeye başladım. Ben farklıydım. Annem, “babanızı seçmek sizin elinizde değil onu eleştiremezsiniz” derdi. Kocam oğluma “senin bizi seçme imkânın olamazdı ama biz de senin çocuğun olabilirdik” demişti.
Kocam, oğlumun ilerde kendi milletinden bir eş seçmesini istiyor. Kendi ırkının devamı için buna mecbur olduğunu düşünüyor. Oğlum, gönlünün istediği eşi seçmesinin daha uygun olduğu kanısında ve hatta bundan ısrarlı. Kocam, bu ülkeye zorunlu bir sürgünle geldiğimizi söylüyor. “Eşeklerin diyarına sürülseydik bir eşekle mi evlenecektin” diyor, kızdığı zaman. Oğlum, dehşete düşüyor onun söylemlerinden.
Bazen kocam evimize gelen yabancılara kendi ırkının tarihteki yerini anlatıyor. Onu dinleyen dost meclisindekiler bir süre sonra “ ya bizimkilere bir sormam gerek galiba bizde bir Çerkezlik damarı var” deme ihtiyacı hissediyorlar. Onun inançlı söylemi dinleyende aidiyet hissi uyandırıyor.
Oğlumuzun ismini koyarken, onun ait olduğu yeri her zaman hatırlayacağı bir isim olmasını istediğimiz için kendi dilimizde bir isim olmasını özellikle istedik. Ona kendisi hakkında ilk sorulacak soruda milliyeti hatırlanacak bir ismi olsun istedik. Zamanla ona sorulan soruların cevabını kendinde bulacağını düşündük.
Oğlum önce ismine verilen tepkilerden dolayı, hiç hoşlanmadı bu durumdan. En sevdiği çizgi film Power Rangers’daki beşli kahramandan birinin ismini, büyüdüğünde kendine yeni bir ad olarak seçeceğini söyler oldu. Koleje başladığı zaman kızlar arasında önce adından dolayı popüler olunca vazgeçti, ismini değiştirmekten. Okulun koridorlarında “o sen misin?” demeleri hoşuna gitmeye başladı.
Bu günlerde sebebini bilmediğim bir nedenden, çok sık Çerkez olmayı kendinde sorguladığı söyler oldu.
Bu kadar uzun ailemden bahsetme sebebim Bugün Ertuğrul Özkük’ün köşesinde yazdığı yazının beni öfkelendirmiş olması.
Bu ülkede tek başına söz sahibi olan, gazete diye okunan bir basın kuruluşunun yıllarca genel yayın yönetmenliğini yapma hakkına sahip olmuş birinin zeka düzeyine hiç yakışmayan bir fikir yazısı var, bugün köşesinde.
Başka bir ırka verilmiş haklardan bahsediyor yazar, bir tanrı gibi.
“Şarkı söyleyen, sokaklarına kendi dilinde isim koyan, bir televizyonu olan, kendi dilinde konuşmasına izin verilen bir ırk daha ne ister” diyor.
“Yanıma bir elma düşmüş yememişim.
Bir kedi geçmiş yanımdan tekmelememişim.
Daha ne! ” der, gibi.
Belki en baştan başlamak gerek. Ağır geliyor konuşulanlar.
Bak çocuğum demeli, bir kadın bir de erkek yan yana gelirler, seni dünyaya getirmek için. Erkeğin tohumları kadının yumurtasına yol bulur, orada döllenir. Bak burada senin hiçbir katkın, bir suçun yok. Sen orada uykuya yatarsın bir süre. Tıpkı senden önceki o kadın ve erkeğin uykuya yattığı gibi. Ve sen de tıpkı o kadın ve erkek gibi aynı yerden dünya uyanır, geri çıkarsın.
Yani sen özel bir ağaçta yetişmiş, özel meyve değilsin. Herkes gibi o yerden çıktın.
Başka çıkış yok.
Ve herkes gibi burada yaşamaya mecbursun.
Tanrı bir kaderle gönderir insanları dünyaya. O kaderin çizgilerindeki kalın konturlardan biri senin ait olduğun köklerdir.
Sonradan bir dil, bir tarih yaratılmaz. Anadil, annenin, atanın konuştuğu dildir. Oturup yeni bir dil alfabe ile yaratılmaz.
Tarihin atalarının dünyaya attığı tohumla başlar. Bir masal yazıp, adını koymakla olmaz.
Sonra sıran gelir gidersin, sadece arkanda bıraktığın iz kalır.
Kimse sormaz kimlerdensin.
Yazarın Son Yazıları
- Hollywood : Nedir Ne Değildir
- Neden Boykot?
- Şox û Şengê, Xerabrengê
- Feda, Veda ve Bawke
- Ararat Dağı Eteklerinde Bir Gezinti
- Değişime 30 Gün Kala
- Kasap
- Filmi 11 yaşındaki oğlum ile birlikte izledim . Başını kaçırmışız ne yazık ki a...
- az evvel bu filmin bir kısmını trt'de izledim. tamamını izleyemedim ama çok sevd...
- şimdi trt 1 de izledim bu filmi gerçekten taktire şayan bir film izlmensei gerek...
- Hem gocuk giyip hem özel okulda okuyosun
Okulun sağ yolun sol...
Bu ne iş gard...
- ama bizimde atalarımızdan duyduğumuz kadarıyla sımkoda kürt milletine bi çok ezi...
- Öncelikle zeitgeist hakkında bize tartşma imkanı verdiği için Helin\'e
çok çok...
- Öncelikle Berlin in yagmurlu bir gecesinden sevgilerimi sunarak baslamak istiyor...
- bu filmi dü izledim 10 numara hacı...
Deneme, Manşet, Yazar3 - Eyl 5, 2010 1:10 - Yorum Yok
Hollywood : Nedir Ne Değildir
More In Edebiyat
- Ararat Dağı Eteklerinde Bir Gezinti
- Kasap
- Kadın Yoktur
- Kemal Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup
- Belki De En Baştan Başlamalı
Müzik, Spot3, Yazar2 - Ağu 31, 2010 21:40 - Yorum Yok
Şox û Şengê, Xerabrengê
More In Müzik
- Pop Müziğin Kralı’na Son Veda
- Hayat Hırsızı Bir Darbe Kültürü: Arabesk
- En İyi Sanatçı, Ölü Sanatçı Mıdır?
- Müzik ve Ruh
- Arap Işıması: Feyruz


Yorumla, Koala!