Cuma, Ocak 29, 2010 2:34 - 8 Yorum

Zeitgeist ve Forever Nihilizm

zeitgeist.jpg Zeitgeist sisteminin alternatif iddiası doğalkaynaklardan faydalanarak dünyaya sınırsız bir enerji kaynağı sağlamanın yanı sıra teknolojiyi en üst düzeyde devrede tutarak insanı tamamen özgürleştirmek. Peki ama insanın işlevi ne olacak, amacı ne olacak, bu pek de cevaplanmamış sunulan anlatı içerisinde.

helinkaymak

Z. Helin Kaymak


Tüm dünyaya hâkim olmayı hedefleyen ve büyük oranda bunu başaran ABD’nin özünde çok da zengin olmadığını iddia eden belgesel, yeterli ve mantıklı bir biçimde bunu ifade de edebiliyor. Aslında var olmayan paraların dijital ortamda sadece var gibi gösterilip gerçek anlamda işlenip çoğaltılarak hem milli hem de kişisel servetlerini katlamalarını sağlıyor.
Paranın hâkim olduğu bu sistemde yani belgeselin deyimiyle “paraizm”de bireycilik, bencillik, çıkar ve rekabetin kısaca insanlık aleyhine gelişmelerin korunarak elde edilen refahtan vazgeçmemek adına ilk etapta ekonomik suikastçılar, iyi niyetli olabilecek politikacılarla, halk liderleriyle aynı masaya oturup belirli bir rüşvet karşılığı hâkimiyetlerini pekiştirecek bir anlaşmaya gidemeyince devreye “çakallar” sokuluyor. Çakallar da onları yok etmeyi başaramazlarsa yani belgeseldeki itirafçının deyimiyle çuvallayınca kaçınılmaz çözüm olarak savaşı görüyor. Belgesel bu noktada tarihte var olmuş birçok demokrat, sosyalist ya da kendileriyle anlaşmaya oturmayan liderin nasıl alaşağı edildiğini, katledildiğini müthiş bir mantık çerçevesinde sunarak zihinlerimize ayna tutuyor. Ya da ilerlediği yolun her bir adımını çok önceden hesaplamış bu para sistemi ilk adım olarak temel ihtiyaçlarımız olan elektrik dağıtım şirketlerimizi, kanalizasyon ve arıtma tesislerimizi, iletişim ağlarımızı, ısınma şebekelerimizi satın almış olduğundan (özelleştirme) borçlu vaziyete sokuyor ve de itaate hazır hale getiriyor.

Amerika’nın savunma için yılda 500 milyar dolar harcadığını belirten belgeselde aslında borçlandırma yöntemiyle Amerika’nın bizden sömürü ve savaş yöntemleriyle ahlak dışı elde ettiği kazanç bize yine savaş, yoksulluk, açlık vs. olarak dönüyor sonucunu çıkarmak mümkün. Yani her birimiz ülkemizdeki çeşitli savaşlarla daha sefil yaşamak için ön ödeme yapmış bulunuyoruz farkında olmadan. Barış çığlıkları atarken bile.

Ayrıca belgesel tüm yönetim sistemlerini (komünizm, sosyalizm, demokrasi, kapitalizm, faşizm) eleştirirken diyor ki; mevcut ya da düşünülmüş yönetim biçimlerinin hepsi paraya dayalı, dolayısıyla insan odaklı değildir. Bu iddiayla büyük bir eksikliğe düşen Zeitgeist sistemi bilmeli ki komünizmde para ve onun işlevi yoktur. İnsanların mevcut varlıklar ve üretilen emekten ihtiyaçları doğrultusunda faydalanmaları söz konusu iken hedef insani değerlerin temel hak olduğu savıdır. Devam ederken Bookchin’nin yani toplumsal anarşistlerin etkilerini görmemek de mümkün değil. Ama Zeitgeist,  Bookchin’yi yorumlarken işin içine çokça nihilizm serpmiş. Söz konusu Zeitgeist sisteminin alternatif iddiası doğal kaynaklardan  (güneş, rüzgâr, gel git olayları ve jeotermal kaynaklar) faydalanarak dünyaya sınırsız bir enerji kaynağı sağlamanın yanı sıra teknolojiyi en üst düzeyde devrede tutarak insanı tamamen özgürleştirmek. Yani trafik kazaları olmayacak, faturalar olmayacak, tarlalarda, evlerde, fabrikalarda makineler çalışacak ve hatta tıbbi operasyonlar bile makinelerce yapılacak ve böylece insan tamamen özgürleşmiş olacak. Peki, ama insanın işlevi ne olacak, amacı ne olacak, bu pek de cevaplanmamış sunulan anlatı içerisinde. İnsanın yani bizim böyle bir talebimiz olduğunu sanmamakla beraber insanların çeşitli dürtüleri yok edildiğinde yerine ikame olarak yerleşik bir nihilizm anlayışının oturması buradan korkunç görünüyor.

Aslında şöyle ki mevcut sistem bizi din, aile, savunma, okul, toplum, ahlak, gelenek gibi çokça taşıyamayacağımız ve bu sıraladıklarım adına yapamayacağımız şeyin olmadığı insani olmayan bir değerler gömüsü haline getirirken Zeitgeist’e bunu tam tersi bir düzleme yani bütünüyle insani olmayan bir değersizleşmeye davet ediyor. O kadar çok sömürülüp o kadar çok tüketildik ki Zeitgeist’in bu daveti cezbedebilir. “Kitle imha silahları yerine kitle üretim silahları” deyimi belgeselin sloganı gibi durup bizlere güzel gibi gelse de insani değerlerimizden arındırılarak amaçsızlaştırılmak hiç de geçilecek, bir kalemde üstü örtülebilecek bir yatak değil. İnsan odaklı olduğunu iddia eden Zeitgeist bu noktada ayrı bir eksikliğe düşüyor yani.

Evet, sistemi desteklemeyi bırakmalıyız, insanın birincil durumda olabileceği dolayısıyla insanın lehine olacak belgeselin finaline doğru verilen:

1- Özel bankacılık kartellerinin arkasındaki gerçek güçleri desteklemeyin…
2- Televizyon haberlerini kapatın…
3- Kendinizin, ailenizin ya da tanıdığınız herhangi birinin askere gitmesini engelleyin…
4- Enerji şirketlerini desteklemeyi bırakın…
5- Politik düzeni reddedin…
6- Harekete katılın…

Maddelerinden ilk beşi gerekçeleri ile desteklenmeli. Çünkü insan odaklı olup temel hakları sağlamanın en sıkı yöntemi olarak bahsettiğimiz şeyler bunlar. Lakin 6. madde ile açık anarşiye davet mevzusu ve insanlığın talebi ile Zeitgestin talebi arasında bence ters bir orantı var. İnsanın da istediği onurlu bir yaşam için Jiddu Krishnomurti’nin söyledikleri ve yorumlarsak yüzyıllar önce Hallac-ı Mansur’un dediği Ene-l Hak söylemlerinin hayata geçmesini talep etmek olur. Ama Zeidgeist ile insanlığın ulaşmak istediği yerler arasında bence ters orantı var.

Biz insanlığa, özümüze ulaşmak isterken, Zeitgeist bizi en az mevcut sistem kadar en fazla bilemeyeceğimiz kadar tehlikeli bir yere davet ediyor.

Yazarın Son Yazıları





8 Yorum

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra görünecektir... You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

Bir Kürt
Şub 9, 2010 15:36

Güzel yazı. Bu site göründğünden daha entellektüel yazarla/yazılara sahip. İyi yayınlar…

Z. Helin KAYMAK
Şub 10, 2010 12:13

teşekkürler güzel yorumunuz için kendi adıma hemde site yazarları adına.

aslıhan ceren
Şub 12, 2010 19:52

bu yazının kıymetli olduğunu düşünüyorum. zeitgeistle ilgili cevremdeki bir çok insanın kafası karışıktı ve ben onun çelişkilii olduğuna ikna etmeye çalışırken sizin yazınıza denk geldim ve yazınızı onlarada gönderdim. bence bu yazıyı daha çok yerde yayınlamalısınız, daha çok insanın ulaşması için. teşekkürler ve iyi yayınlar.

cavşino
Şub 20, 2010 14:45

evet, yine güzel kaleminden güzel bir yazı, kalemine sağlık! herkesin izlemesi gereken çok özel ve yaratıcı bir yapıt… filmin finaline doğru söylenmiş bir atasözünü eklemek isterim, “Bütün güçler yozlaşma eğilimindedir. mutlak güç ise mutlak yozlaşmaya götürür. “Özellikle siyasi güç için söylenen “bir karşı denge tarafından kontrol edilmeyen, ve hesap vermek zorunda olmayan gücün eninde sonunda yozlaşacağı ve kötülüğün asıl kaynağı haline geleceği” tarihin büyük bir netlikle ispatladığı bir gerçek…

roj ava
Mar 27, 2010 19:19

bence tarih boyunca insana empoze edilen bütün düşünceler, tabular, etik ve kültürel değerler kısacası hepsi koca bir saçmalıktan ibarettir. insan denilen tür dünya üzerinde hakim tür olduğundan beri belirli zümreler tarafından sürü psikolojisi ile yönetilmiştir kuşkusuz. modern zamanlar ki yaklaşık yüzyılı geçmez insanoğlundan bazıları bu durumun tuhaflığını sezmişlerdir. acaba neden çalışmak zorundayız sorusuna yaşamak için cevabı artık eskidi çünkü yaşamak için bu kadar çalışmaya kesinlikle gerek yok lüks bir ihtiyaç halini almadıysa. gel gelelim bizim bu insanın yaşama amacı nedir sorununa ; birincisi yaşama amacı da nerden çıktı… yaşam amaçları hedefleri gerçekleştirme arenası mı ?
benim demem o ki insan önce bi kim olduğunu ne istediğini bilmeli ki bu şu anki sitemde mümkün mü siz söyleyin!! hadi bunu da geçelim yahu şu teknoloji denilen olay izin verildiği ölçüde bize ulaşırken ondan tamamen nasıl faydalanacağız mesele bu. petrol şirketlerinin, santrallerin o dev mi dev şirketlerin karşında yeşil bir teknoloji olmasına büyük amcalar mı izin verir ?
neyse dağıttım iki satır yazacaktım nereye geldim. meselenin özü şu bence yaşama amacı edinilmemeli, yaşam yaşanmalı insan içindeki cevheri keşfetmeli ve mutlu olacağı herhangi birşeyi mutlu olamak için yapmalı. işim sadece aşık olmak olsa fena olmazdı hani!!

z. helin kaymak
May 2, 2010 12:45

önecelikle yorumlar için teşekkürler… bir süredir siteye giremediğimden geç yanıtlamış olacağım özürle. güzel, doğru ve çeşitli sentezlere diyecek çok kelam ola elbet…

aşk diyorum! aşk en gerçek en büyük gerekçedir … liakin adaptasyonu öyle dağıtılmış ki bu en özgül yaşantının, sadece cinsiyetlerce tüketilmek için söz konusu halde… bilmek güzeldir derim hep, öğrenmek tükenmezdir öyleki teknoloji de mükeemmel bir olanak… bilgi, teknolji erk zihniyetlerin iktidar olma silahı halinde kullanıldıkça amacından sapar ve hayatımızda çirkin varsayımları pratikleştirir. sonra tehlikeli bir canavar misali karşımızda durup \"para para para diyen; napolyonlar\", \"çalış çalış çalış diyen; sabancılar\", \"ölmek var dönmek yok diyen; ulusal sermayenin küçük burjuva önderleri\" vs. vs…öyle çok tüketildik ki insan temelli yaşam hakkı nedir onu bile unuttuk kısaca… amacını doğrudan uygulayan mevcut sistemler karşısında amacından sapan vaziyetteyiz ne yazık… tek maksadımız temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek.. koskoca insanın temel amacı bu kadar mink halde kısaca… insanın en temel problemi ise psikoloji bir bilim olarak bundan bahsetmese de sınırda ekonomik bozukluktur…

Çağrı Mert Bakırcı
Haz 17, 2010 14:37

Yazı her ne kadar güzel yazılmış olsa da, yazarın atladığı çok kritik noktalar vardır. Bunları sıra ile belirtmek istiyorum:

1) \"Kapitalizm zaten paranın işlevini kaldıracak bir sistemdir.\" denilmiştir. Bu her ne kadar dışarıdan bakıldığında bu şekilde gözükse de, devletin işlevi komunüzimin dengelerini sağlamak olduğu müddetçe insanların gene insanlara bağımlılığını doğurmaktadır. En iyi komunistlerin dahi sürekli iyiliklerini kotuyabileceklerinden emin olamamakla birlikte, komunüzim sistemi dahilinde de para ya da herhangi diğer maddenin insan sömürüsüne yol açamayacağından emin değiliz. Yani insanları denetleyen insanlar olduğu müddetçe, hele de \"sonradan değer katılmış\" olan para gibi aslen değersiz maddeler o sistemin içerisinde yer aldığı müddetçe, hele ki bunlara bir de \"kanunlar\" gibi sorunun çözümü değil de geçiştirilmesi niteliğindeki değerler katıldığı vakit, komünizmin diğer sistemlerden hjiçbir farkı kalmamaktadır. Zira doğa, karşıt fikirlerin dengesiyle ayakta kalmaktadır. Var olan sistem olan kapitalizmin karşıtı komünizmdir. Yüzyıllardır da insanların beyni, aynı sistemin farklı isimlerinin söylenmesiyle yıkanmıştır. Komünizm, hayata bakış açısı olarak kapitalizmden taban tabana zıt görünse de, aynı düzlemin içerisindeki iki çarpık doğru parçasından başka bir şey değillerdir komünizm ve kapitalizm.

2) Zetigeist Belgesellerinin hiçbirinde insanın amacı net olarak açıklanmamaktadır, bu doğrudur. Ancak bu, kasten yapılmış olabilir. Zira \"Sizler sizler bunu yapacaksınız.\" diyen bir sistem, yine kapitalizm, komünizm, sosyalizm veya diğer ideoloji ve sistemlerin bize uygulattıklarından öteye gidemeyecektir. Şöyle izah edeyim: Şu anda içinde bulunduğumuz sistemde, her şey belirlidir. Türkiye insanı için konuşmak gerekirse; doğarsınız, büyürsünüz, senelerce -afedersiniz- it gibi okursunuz, üniversite yarışını kazanır/kaybedersiniz, öyle ya da böyle bir iş bulursunuz, yaşar ve ölürsünüz. Hayatınız sürekli borçlarınızı ödemek ve hayatta kalmaya çalışmak şeklindedir. Halbuki insanoğlu, en gelişmiş hayvan türüdür. Zekası sayesinde buralara gelmesine rağmen, onbinlerce yıllık Dünya egemenliğinin sonucunda halen açlıktan ölen insanlar bulunmakta, en güçlü ile en güçsüz arasında inanılmaz uçurumlar bulunmaktadır. Bunun tek sebebi, Lidyalıların tarihin gidişatını berbat edecek olan paranın icadıdır. Konuma dönmem gerekirse, içinde bulunduğumuz sistemlerin aksine, Venüs Projesi\’nin sonucunda oluşacak insanların amaçları, tamamen kendilerine bırakılmıştır. Eğer \"Zeitgeist Hareketi Aktivist (Etken) Oryantasyon Rehberi\" belgeselini izlediyseniz (ki resmi siteden ücretsiz indirebilirsiniz), orada anlatıldığı üzere, insanoğlu, tüm insanlığın gelişimi için çalışmaktadır. Herkesin iyi yaptığı işler vardır. İnsanoğlu hayat mücadelesi vermek zorunda olmadığı için, bu işlere yönelebilecek ve tüm insanlık için çalışabilecektir. Orada ayrıntısıyla anlatıldığı gibi, fikri olan ortak bilgisayar işletim ağına bu fikrini girecek, denenmediyse fikrine bilgisayar sistemi tarafından onay gelecek, ayrıntı bilgileri girmesi istenecek, faydalı olduğuna karar verilirse (insanlığın iyiliğine hizmet edecek bir fikir olduğu düşünülürse) üretimine geçilecektir ya da uygulamaya konulacaktır.

Venüs Projesi ile anlaşılması gereken en önemli şey, hala açıkları bulunan bir sistem olmasıdır. Ancak inanın, günümüzdeki sistemlerin açıklarıyla Venüs Projesi\’nin açıkları kıyasalanamazdır bile!

3) Hareketin iyiliği için 6 aşamalı bir öneriler listesi verilmiştir, yukarıdaki yazıda da belirtildiği üzere. Zeitgeist: The Final Edition, Zeitgeist: The Addendum ve Zeitgeist Activist Orientation Guide belgesellerinde 6 madde de yeterince açıklanmış ve desteklenmiştir. Dediğiniz gibi bu 6 adım finalde verilmiş, dolayısıyla belgesellerin tamamında zaten bu 6 adımın gerekçeleri açıklanmıştır.

Benim fikirlerim bu yöndedir. Yazara güzel yazısı için teşekkür ediyorum.

Aydınlık ve sevgiyle kalın arkadaşlar.

Uğur Can Küçük
Ağu 13, 2010 5:04

Öncelikle zeitgeist hakkında bize tartşma imkanı verdiği için Helin\’e
çok çok teşekkür ederim.

Benim bu yazıya yorumumdaki amacım yazarımızın dile getirdiği bir kaç noktaya
dikkat çekmek.

Bunlardan birincisi yazarımızın şu cümlesi:
\"Peki ama insanın işlevi ne olacak, amacı ne olacak, bu pek de cevaplanmamış\"

Benim Zeitgesit\’ten anladığım zaten, insanın gerçek amacının ve işlevlerinin
tutsaklıklarından kurtulduğu zaman ortaya çıkacağı mantığıdır..

Bunuda Venüs Projesi\’ ni açıklayan Endüstriyel Tasarımcı ve Mühendis
Jacque Fresco çok net açıklamakta şu cümleleriyle;

-\"Görüyorsunuz, böyle bir dünyayı
bilemediğimiz için hayalini bile kuramıyoruz.\"

-\" Yeni dürtüler hemen oluşur.
Beğendiğiniz bir resim yaptığınızda,onu birilerine vermekten keyif alacaksınız,
satmaktan değil.

Sonuç olarak şunu biliyoruz; insanlar algılarıyla şekillenmekte ve var olmaktalar.
Eğer algılar değişirse tepkilerde değişecektir.

Zeitgesit, özgür kılmak istediği, düşünceleri, algıları, bilinci farklı olacak insanın
amacını ve işlevini asıl şimdiden açıklarsa büyük bir çelişkiye düşmez mi?

Değinmek istediğim diğer bir konu yazarımızın komünizm üzerine söylemi ki bunu da
Çağın Mert Bakırcı arkadaşım güzel bir açılamada bulunmuş yazısının birinci kısmında…

Ayrıca iki sorum olacak yazarımızn iki söylemi üzerine.

Bunlardan birincisi
\"Kitle imha silahları yerine kitle üretim silahları\" söylemi ile
insan odaklı olduğunu iddia eden Zeitgeist bu noktada ayrı bir eksikliğe düşüyor.
Zeitgeist\’in düştüğü eksikliği anlayamadım?!

Diğeri ise
Zeidgeist ile insanlığın ulaşmak istediği yerler arasında ki ters orantı
nerden kaynaklanıyor?

Yazılarınızın devamını diliyorum saygılarımla…

Yorumla, Koala!

Yorum










Deneme, Manşet, Yazar3 - Eyl 5, 2010 1:10 - Yorum Yok

Hollywood : Nedir Ne Değildir

More In Edebiyat


Müzik, Spot3, Yazar2 - Ağu 31, 2010 21:40 - Yorum Yok

Şox û Şengê, Xerabrengê

More In Müzik


Güncel, Yazar4 - Eyl 4, 2010 22:43 - 0 Comments

Neden Boykot?

More In Güncel