Deneme, Spot1, Yazar5 - 1 Ocak 2012, Pazar / 22:00 - Yorum Yok...
Kürt Sineması Mı?
Özellikle neden Kürtlere özgü sinema okullarının ve hareketlerinin olamadığı sorusu kurumsallaşma sorununu anlamada bizlere yardımcı olabilir. Türk sineması, sinemanın kendisi gibi bir kurbanlar tarihine sahiptir. Wim Wenders’in Room 666’ine yaptığı konuşmasında Yılmaz Güney sinemasını endüstriyel ve sanatsal sinema olarak ikiye ayırdıktan sonra Türkiye’de sinemanın gerici faşist güçlerin elinde olduğunu açıklar. [ Devamını Oku ]
Sinema, Vicdandan Koparken
Hayatın her alanı için gerekli olan vicdanın, sinema için de epey ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Adolf Hitler bir kişilik olarak sinema filmlerinde işlenmeye başlandığında büyük bir vicdan tartışmalarına vesile olmuştu. Tarihin çok önemli bir sayfasını, kişiliğini, olayını sinemaya aktarmak için küçük olsa da bir vicdan sahibi olmak gerekir sanırım. [ » ]
Zincirin Halkalarını Yerine Takmak
“12 Eylül” filmleri öbeğine girebilen filmlerin, “tarihsel dünyanın iç hareketinin” çelişkilerinden gelen sonuçları da aynen entrika gibi kullanmaktan öteye geçemememiştir. “12 Eylül” dramatik yapıyı harekete geçiren, yerine sayısız olayın konabileceği teknik-dramatik çözümlerden biri haline gelip duruyor. [ » ]
Hangi Kürtçe, Hani “Aydın”
Basın da yer aldığının aksine Egemen Bağış, Kültür Bakanlığı’nın bastığı “Mem û Zîn” kitabı yerine bir Kürt Yayınevi olan Avesta Yayınları’nın bastığı ve Prof. Dr. Kadri Yıldırım’ın hazırladığı “Mem û Zîn” kitabını hediye etti. Bir Kürt şair, yazar olarak Burkay da bu vahim yanlışı düzeltme gereği duymamış veya görmezlikten gelmiş.
Dindar Anarşistler: Malakanlar
“Dünya üzerinde adı sanı duyulmayan bir halktır Malakanlar. Anadolu’da bir zamanlar Malakanların yaşadığından çok az insan haberdardır. Onların anlı şanlı bir tarihi yok. Onlar için kahramanlık heykelleri dikilmedi. İnsanlığa hiçbir kötülükte bulunmadılar, öldürmediler, doğayı sevip korudular. Bugün dünyanın en büyük sorunu savaşların yarattığı ölüm, yoksulluk sorunu… [ » ]
- Sinema, Vicdandan Koparken
- Yönetmenlerin İlk Filmleri
- Zincirin Halkalarını Yerine Takmak
- Kürt Sineması Mı?
- Hangi Kürtçe, Hani “Aydın”
- Kaotik Bir Tartışma: Kürt Sineması
- Demokratik Özerklik ya da Bardağın Dolu Tarafı
- fena değil....
- yazınızda yaptığınız karşılaştırmalar o kadar ilgisiz olmuş ki ve o kadar indir...
- sanat sanat sanat....... toplumları kaynaştıran insanlara estetik haz uyandıran,...
- Her iki durumda da doğada bulunmayan ama sosyolojik bir olgu olan Kürtlük’e yöne...
- merhaba azad
geçen gün ahmet kaya belgeseli yayınlanmıştı İMC tv de. Ahmet ka...
- siyah kürt erkeğinin beyaz türk kıza karşı zaferi elbet birgün gelecek, lakin bi...
- trabzonda tüm karadenizde birdir, bunu inkar edenler ve sorumsuzca laf edenler y...
- Mart kedilerini hiç sevmem(Aslen öyle bir kedi türü de yok zaten ya!). Çocukken ...
Güncel, Yazar3 - 5 Nisan 2011, Salı / 22:49 - Yorum Yok
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği: Torino Atı
Macar yönetmen Bela Tarr sanki burada her şeyi tersine çevirmiş. Atla özdeştirdiği Nietzsche’yi arabanın arkasında bitkin yaşlı adamla kızın peşine takmıştı. Fırtına yüzünden şehir yok olmuştu. Artık gidecek bir yer yoktu. Aslında fırtına değil şehir insanlarıyla, bir bütün olarak kendini yok etmişti. At kendini gönüllü yok ediyordu zaten. Evlerine geri dönmekten başka çareleri yoktu.
Güncel
- Firavunlar ve Kartacalılar
- Futbol Meselleri II
- Doğru Kelimeler Yanlış Anlamlar
- İşkence Hangi Koşullarda Caizdir?
- Referandumda Halk Demokrasi ve Barışı Onayladı
Deneme, Koala Kültür - 10 Ağustos 2011, Çarşamba / 22:53 - Yorum Yok
‘Öcalan Anarşizmi’ne Anarşik Bir İtiraz
Kapitalist sistemi en soldan eleştirmektedirler. Ahlaki ve politik toplumu dağıttığını daha iyi kavrıyorlar. Marksistler gibi ileri rol atfetmiyorlar. Dağıttığı toplumlara yaklaşımları daha olumludur. Gerici ve çürümeye mahkûm görmüyorlar. Ayakta kalmalarını daha ahlaki ve politik buluyorlar. [ Devamını Oku ]
Koala Kültür
- Modern Hukukun “Evrensel” Anlamı ve Devletle İlişkisi Üzerine
- “Her Film Siyasi Bir İfadedir”
- Barış Gelmeli, Nasıl Gelirse Gelsin Ama Gelsin…
- İnsaymun Türü Homosapiens Eşit ve Adil Bir Dünya Kurabilir Mi?
- Yahudi Torunu Gülen
Cinema, Yazar5 - 9 Kasım 2011, Çarşamba / 19:24 - Yorum Yok
Yönetmenlerin İlk Filmleri
Film sayısının çoğalmasıyla uyumlu gitmeyen önemli bir durum var oda; yönetmenlerin yapmış oldukları ilk filmlerindeki gelişigüzellik, sinema dilinden, estetiğinden uzak oluş durumu. Eline kamerayı alan film yapmaya başlayınca ortaya sinema tarihine, diline, estetiğine ve yaratıcılığına yeni bir şey katmayan ve yeni bir şey söylemekten uzak , nitelik erozyonu yaşayan ilk filmler çıkmış oluyor. [ Devamını Oku ]
Sinema
- Kaotik Bir Tartışma: Kürt Sineması
- Sinemanın Kaybeden Karakterleri
- Hür Adam ve Kürtler
- Mahsun Çok Mu Masum?
- Başlangıç: Rüya Hırsızlığı
